YENİ İŞ

Yeni bir işyerinde ilk gün de pek çok insan için stres kaynağı olabilir.

Nasıl bir ortam var acaba?

İnsanlar beni sevecek mi?

Güzel bir arkadaşlık ortamı var mıdır?

İşin altından kalkabilecek miyim?  

Temposu çok mu ağırdır?

Akşam kaçta çıkılır acaba?

Servis güzargahı nasıldır?

Patronum iyi midir? Despot mudur?

Yükselme imkanı var mıdır?

 

Gibi sorular ve daha onlarcası işe başlama tarihinizin öncesinde aklımızın içinde dönmeye başlar.

İşyerinde ilk gün, kendi ellerimizle çizeceğimiz yeni bir imaj demektir.

Yeni imajın en önemi parçası ilk gün dakik olmak, işe vaktinde gidebilmek gibi görünüyor. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde bunu başarabilmek gerçekten büyük bir çaba ve planlama gerektirse de profesyonelliğin ve güvenirliğin en önemli göstergesi dakik olmaktır diyebiliriz.

  • Güne güzel bir kahvaltı ile başlamak, yanına eşlik eden güzel bir fincan çay yada kahve ile rahatlamak.
  • Bir gece öncesinden hava durumuna, ortama ve pozisyonumuza uygun kıyafetler seçerek hazırlamak,
  • İşe hangi güzergahtan veya hangi taşıma araçlarıyla gideceğimizi planlamak
  • Bu plana uygun olarak, evden toleranslı bir saatte, vakitlice çıkabilmek,

 

Bu konuda fayda sağlayabilir.  Bununla birlikte tecrübeyle sabit bir küçük önerim daha olabilir; özellikle geçiş mevsimlerinde şemsiyenizi yanınızdan ayırmamanız da fayda var. İlk gününüzde ofise sırılsıklam bir giriş yapmak çok tercih etmeyeceğiniz bir durum olabilir.

Yeni işin en güzel yanı, hayatınızda yeni bir sayfayı açıyor olmanızdır. Kimi zaman geçmişten getirdiğimiz kaygılar, endişeler, önyargıları fark etmeden yeni işimize de taşırız. Halbuki benim önerim, koçluk bakış açısının en güzel yanlarından biri olan “geleceğe bakış”ı uygulamak olacaktır. Bu ne demek? Önclikle şunun bir farkına varalım ki, geçmiştte ne yaşandıysa yaşandı ve yaşananlar bizi bir şekilde bu yeni başlangıcın kıyısına getirdi. Soralım kendmize, “Bugün bulunduğumuz bu noktadan geçmişe bakmanın bize önümüzdeki  yepyeni yolda herhangi bir katkısı olacak mı?” Eğer olmayacaksa geçmişi geçmişte bırakalım, bugünde ve bu anda olmanın farkındalığıyla yeni işimizde nasıl bir gelecek çizmek istediğimize odaklanalım.

Peki bunu nasıl yapacağız?

Öncelikle sorun kendinize, kendizi 3 sıfatla tanımlamak isteseniz (güzel, bakımlı, akıllı, güleryüzlü, neşeli, ...vb) bu 3 sıfat hangileri olur?

1. .................

2. .................

3. ...............

 

Eski işyerinizde kariyeriniz konusunda sizi yönlendiren IK, ya da yöneticisiniz sizi 3 sıfatla tanımlasa, sizin için ne derdi? Hadi üşenmeyin, alın bir kalem hemen

yazın bakalım...

1. ..............

2. .............

3. ..............

 

Peki bugün burada yeni işinize yeni bir başlangıç yaparken, düşünün bakalım, bundan 3 ay sonra sizi yeni tanıyacak tüm insanların (buna IK yetkilileri, yöneticileriniz ve yeni çalışma arkadaşlarınız da dahil) sizi tanımlamak için kullanacakları 3 sıfat ne olsun isterdiniz? Önyargılarınızı, endişe ve kaygılarınızı kenara bırakarak sadece oluşturmak istediğiniz gelecek resmine odaklanın...seçme şansınız olsa ne olurdu kendinizi tanımlamak isteyeceğiniz  bu 3 sıfat... Ve küçük bir not:  Lütfen bu 3 sıfatın pozitif (olumlu) sıfatlar olduğundan emin olun.

1. ............

2. ............

3. ............

 

Şimdi biliyoruz, 3 ay sonra kişilerin bizimle ilgili nasıl bir algıya yani imaja sahip olmalarını istediğimizi şimdi anladık. Peki bu imajı ilk izlenimle nasıl destekleyeceğiz?

Burada iş yine size düşüyor.

Düşünün bakalım, insanların algılarına bu 3 sıfatın ilk tohumlarını ekebilmek için ilk gün nasıl bir giriş yapmanız uygun olur?

Kendinize bu imajı destekleyen nasıl bir kıyafet seçmelisiniz?

Bayanlar için saçınız, makyajınız, abartıdan uzak takılarınız nasıl bir mesaj vermeli?

Beyler için saçınız, traşınız, sizi ifade edecek abartısız küçük aksesuarlarınız neler olmalı?

İlk tanışacağınız kişilere kendinizi nasıl tanıtmalısınız?

 

Tüm bunlar ilk gün yaratacağınız ilk izlenim için altın değerinde sorular.

Peki bu neden önemli? Cevap basit....çünkü ilk gün yaratacağınız ilk izlenim yeni işinizdeki pek çok kişinin size bakışını yönetebilmek adına çok önemli bir fırsat sağlar.

Unutmayın;

İmaj Algıyı...

Algı İnançları...

İnançlar Düşünceleri....

Düşünceler Duyguları....

Duygular ise Tavır ve Davranışları etkiler !!!

İlk izlenim çok önemli çünkü İKİNCİ BİR İLK İZLENİM ŞANSIMIZ YOK  !!!!!!

Unutmayın ki sizin en güçlü silahınız gülümsemeniz... Sıcaccık bir gülümseme her zaman en iyi kaynaştırıcıdır ve bulaşıcıdır. Bu nedenle ne olursa olsun gülümsemeniz eksik olmasın.

Kendine güvenli bir duruş, net bir tokalaşma ve içtenlik ise bu gülümsemeyi desteklecek diğer unsurlar olacaktır.

İşe başladığınız ilk gün genellikle firmalar için de zordur...Masanızda sizin için hazır olması gereken bilgisayar ve telefonu IT departmanı hazırlayamamış olabilir, hatta masanız bile henuz netleşmediğinden size idareten bir yer bile gösterilebilir. Oryantasyon ve alıştırma dönemleri yoğun işlerle mücadele eden organziasyon için ekstra bir işyükü olarak algılandığından, çoğu yerde gereksiz bir iş yükü yarattığı düşünülebilir. Bunlara da hazırlıklı olmak önemlidir. Sizi bekleyen karşılama ne kalitede olursa olsun, aklınızdaki hep “, 3 ay sonra bu kişilerin benimle ilgili nasıl bir algıya sahip olmalarını istiyorum? “ sorusuna odaklanmak. Ve tarzınızı, tavınızı, kelimeleriniz bu imajı destekler şekilde seçebilmek olmalı.

 

Bununla birlikte başka bir önemli adım da; işe başlamadan önce, mümkün olduğunca çalışma arkadaşlarınız, yöneticileriniz ve şirket hakkında bilgi edinmeye çalışmaktır. Bu sizin ne kadar ilgili, meraklı, hevesli olduğunuz hakkında kişilere bir fikir verecektir.

Pek çok kişi ile yaptığımız farklı görüşmelerdeki ortak görüş, günümüz iş dünyasında başarıyı tetikleyen  en önemli faktörün sağlıklı ilişkiler kurmaktan geçtiği üzerinde birleşiyor. İşteki ilk gününüzde, mümkün olduğunca fazla kişiyle tanışma fırsatı yaratmak, iş tanımınızı detaylı şekilde öğrenmek,  yöneticinizin sizden beklentilerini netleştirebilmek için yeni yöneticinizle bir görüşme yapmak bu konuda atacağınız somut ve işe yarar adımlardan sadece birkaçı. Şu bir gerçek ki, yeni işinizin ilk günlerinde hevesli ve meraklı olmak size bu yeni yolculuğunuzda ekstra puan kazandıracaktır. Bugünün iş dünyasında aşırıya kaçmadan, çok eleştirel olmadan, merak odağında kalarak soru soran, ilgili, merak eden kişiler genellikle iyi bir izlenim bırakırlar. Ama sakın not almayı unutmayın ki aynı soruları defalarca sormayasınız...

 

Her ofisin farklı bir kurum kültürü, farklı alışkanlıkları olduğunu unutmayın. İlk günlerin amacı bu farklılıkları anlayabilmek ve uyum sağlayabilmek için mümkün olduğunda gözlem yapmak olmalıdır. Dinleyin bakalım, kişler birbirlerine nasıl hitap ediyorlar?

Kurumda en çok kullanılan kelimeler hangileri?

En çok nelere gülüyorlar?

Geçmiş işyerinizdeki alışkanlıklar zihninizde dönüp dolansa da aman sakın eski çalıştığınız işyeri ile karşılaştırma yapıp çalışma arkadaşlarınız ve yöneticilere sürekli örnekler vermeyin. Unutmayın eski alışkanlıklar bugün sizi buraya taşıdı, önemli olan bundan sonrası. Bundan sonrasını bugün şekillendirmeye başlıyor olmanın enerjisi ve gücüyle, kendinize güzel bir arkadaş çevresi oluşturmakla başlayın işe.

 

Bu aralar pek çok kişiden şu cümleleri duyuyoruz. “Benim isim hafızam çok kötüdür”...evet teknolojinin gelişmesi hafızalarımız üzerinde olumsuz bir etki yapsa da kişilere ismiyle hitap etmenin büyük bir fark yarattığını unutmayın. Ve tabi ki herkesin ismini bir kerede ezberlemeniz mümkün olmayacaktır. Unutunca sormaktan çekinmeyin, öğrendiğiniz isimleri eski tanıdıklarınızla bağdaştırarak aklınızda tutmaya çalışın.

Koçvari yöneticilerin en güçlü yetinliklerinden biri olan dinlemek size ilk günlerinizde de destek olacaktır. İyi bir dinleyici olmaya çalışın. Konuşmaları, sesizlikleri, beden dillerini, insanların enerjilerini, satır aralarını dinleyin. Bilmediğiniz konularda da yorum yapmaktan ve fikir yürütmekten kaçının. Unutmayın, ilk aylarınızda iyi bir dinleyici olmak, size ileriki zamanlarda büyük avantajlar sağlayacak.

Evet şunu da itiraf edelim. İlk gün zordur ve kimiz zaman stresli olabilir. 

Kıyafetim uygun oldu mu? Çok mu spor kaçtım, çok mu resmi olmuşum??

Hay Allah, bu hanımın adını söylemişlerdi, neydi acaba?

Öğlen yemeğine kaçta çıkarlar? Acaba yanlız mı çıkayım, yoksa beni davet  etmelerini mi bekleyeyim?

Akşam servisimi nasıl bulacağım?

Hiç de işim yok, iş mi istesem?

Çıkmak için izin almalı mıyım, yoksa biraz daha beklemeli miyim?

Her gün böyle sıkıcı mı geçecek?

Merak etmeyin...her gün böyle geçmeyecek.

Yeni başlangıçlar ayn zamanda heyecan vericidir, geliştirir ve olgunlaştırır. Bunun bilinciyle bu yeni yolculuğunuzun keyfine vararak, başarı dolu ufuklara yelken açın..... unutmayın bugün yeni bir kariyer yolcuğunda yeni bir siz yaratmanın ilk günü....Bu şansı dikkatli, özenli ve keyfine vararak kullanabilmeniz dileğiyle... ilk işgününde herkese bol şans.....

Geri