Bu hikâyenin geçmişi İda Dağlarına uzanıyor. Antik Yunan’da, İda Dağları olarak bilinen bu dağların bugün Egenin kuzeyindeki Kaz Dağları olduğunu biliyoruz.
İda Dağlarında bulunan İthaka ülkesi Kral Odeseus Truva Savaşına hazırlanmaktadır. O dönemlerde savaşlar 50-60 yıl sürmekte, savaşa gidenlerin çoğu geri dönememekteydi. Truva Savaşına giderken Kral Odeseus güzel ülkesine yukarıdan bakıyor ve ne kadar güzel bir ülkeyi arkasında bırakarak yola çıktığını düşünüyor.
Odeseus ordusunun başında savaşa gittiğinde ise ülkeyi yönetmek için emanet edeceği kişi genç oğlu Telemakhos olacak. Oğlu çok genç ve doğal olarak politik ve yönetimsel hiçbir bir tecrübesi bulunmuyor.
Odeseus şu an bu ülkeyi oğluna emanet etmenin hem ona hem de ülkesine yapılacak bir haksızlık olacağını düşünerek çözüm aramaya başlıyor ve en yakın arkadaşını çağırıyor. Arkadaşına diyor ki “ Ben savaşa giderken, oğlumu sana emanet ediyorum. Ben burada yokken ona ne biliyorsan öğret” .
Ne biliyorsan öğret dediği bu arkadaşının adı “Mentor”; ve mentorluk da o günden bugüne ne biliyorsak öğrettiğimiz, uzmanlığımızı, bilgimizi, birikimimizi aktardığımız ve bu anlamda da aslında bizden daha sonra gelenlere el verdiğimiz bir yetkinlik olarak İda Dağlarından, Truva Savaşlarından bugünlere kadar geliyor.
Gelin bir de Mentorluğun tanımına bakalım;
Mentorluk iki ya da daha fazla kişinin net ve ortaklaşa belirlenmiş gelişim hedeflerini gerçekleştirmek üzere bir araya geldiği; konusunda uzman olanın, o alanda uzmanlaşmak isteyen kişiye bilgi aktardığı, yol gösterdiği, akıl hocalığı yaptığı öğrenme ve gelişime dayalı bir ilişki biçimidir.
Bu ilişki içerisinde Mentor, bilgi, görgü, deneyim ve tecrübesini aktaran kişi olarak tanımlanabilir. Biz aslında laf arasında bu kişileri “usta” olarak da tanımlıyoruz.
Yöneticilerimizden, çalışma arkadaşlarımızdan iş başında aldığımız Mentorluk, yaptığımız işe birçok katkı sağlar. Bunun farklı bir manevi boyutu da vardır, yıllar geçse de bize o işi öğreten Mentorluk yapan kişileri hiç unutmayız.
Hepimizin eminim geçmişinde bize mentorluk yapmış, iş yapış şekillerimize kritik müdahaleleriyle tavsiyeleri kulağımıza küpe olan yöneticilerimiz, çalışma arkadaşlarımız vardır. Zaman zaman onların kulaklarını çınlatır, isimlerini sevgiyle, saygıyla ve belki de minnetle yad ederiz.
Mentorluk bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı bir yardımcı olma ve destekleme ilişkisidir dedik. İşte bu yardımcı olma ilişkisi içerisinde destek alan konumdaki kişiye de Menti diyoruz.
Usta çırak ilişkisinde mentor usta ise, menti de çıraktır. Yani mentorluk aslında bizim köklermizde olan, geçmişimizden gelen çok eski bir öğreti.
Elbette, bir çalışanınızı, ekip arkadaşınızı bir konuda geliştirmek sadece konuyu anlatmakla, bilgi vermekle, yol göstermekle olmaz . Belki de çoğu kez bunu denenmiş ve bu yöntemin istediğiniz kadar başarılı sonuçlar vermediğini deneyimlemişizdir. “Anlatıyorum ama çalışanım ile aynı dili konuşamıyoruz.” dediğiniz birkaç deneyiminiz mutlaka olmuştur. Ya bilgiler onun tam ihtiyacına oturmaz, ya deneyimler yerini bulmaz ve neticede bu ilişki iyi bir Mentorluk iletişimi olmaz.
O noktada Mentorluk iletişiminin verimliliğini arttırabilmek amacıyla Koçluk becerilerini de bir araç olarak kullanmak çok etkili bir çözüm oluyor.
Yani temelde sizlere Koçluk yetkinlikleriyle destekleyeceğiniz bir Mentorluk yaklaşımı öneriyorum.
Mentorluk yaparken; Koçluk ve Mentorluk şapkalarını belirli oranda karıştırarak kullanmak, desteklemek istediğimiz kişideki öğrenme verimliliğini arttırmamızı sağlar.
Şunu unutmayalım ki, bir kişiye tavsiye verip, o işi nasıl yapması gerektiğini söylediğimizde 10 tavsiyemizin en fazla 1 ya da 2 tanesini hatırlar. Ancak kişiye kendi hedefi için neler yapabileceğini sorduğumuzda, ürettiği 10 aksiyonun 5 ya da 6 tanesini hiç unutmaz. Tam da bu nedenle Koçluk ve Mentorluk arasında denge kurmak kişilerin aksiyon planlarını sahiplenmelerini sağlar.
Mentorluk görünmez bir bağ ve etkiyle mentinizi geliştirirken kalpten kalbe iletişim kurmanızı sağlayacak çok güçlü bir araçtır. Sizler de bugüne kadar biriktirdiğiniz tecrübelerinizle zenginleşen Mentorluğunuzu çalışanlarınızın gelişimini desteklemek amacıyla her zaman kullanabilirsiniz. Bu sayede sergilediğiniz liderliğiniz farklılaşacak ve çok zenginleşecektir.
Kapanışı unutulmaz film serisi Starwars da Jediların mentoru Master Yoda’nın sloganlaşmış sözü ile yapalım: Mentorluğun gücü her zaman sizinle olsun.